13 Eylül 2009
Mahir Melda Bahçe'de ne yapar
Merhabalar,
merak
edenler var biliyorum; bugunlerde yagmurlar siddetlenince yazan,
telefon eden cok...
Ben ise Bahce'ye kavustugumuzu yazdigim
gunden sonra, "su is de bitsin, bu is de olsun, sonra yazarim,"
diyordum. basladigim web sayfasini henuz zaman ayirip tamamlayamadim,
ama o beklesin biraz daha... neredeyse 2,5 ay olmus ilk mesaji
yazali, zaman hizla gecivermis... bari yagmur ve selleri bahane
ederek, size bir guncelleme yapayim :)
Bizim
gumusdere macerasi iyi gidiyor. aksamlari guzel atesler yakmak, tv
yerine onu seyretmek, gece agustos bocegi ve kurbaga sesleriyle
uyumaktan memnunuz. Zeytin ve Saman (2 köpek) altalta ustuste
kosturup sulara giriyorlar, etraftan garip kemikler bulup
getiriyorlar.
Tek sorun yagmurda yoruk cadirimizin nasil
davranacagini onceden tam olarak kestirememiz oldu. daha once birkac
kez orasi burasi yamulduktan sonra, gecen hafta pazartesi istanbul'da
o siddetli yagmurun yagdigi gunun sabahi, onu tumuyle elden gecirdik.
Gectigimiz
Cuma gunu de yerden kaziklar kurtulmasin diye gereken toprak dolu
torbalarin sayisini artirdik; daha once arkada mahir'in kazdigi
drenaj kanalini da sagolsun mario ile mahir birlikte uzatip
derinlestirdiler (icine cakil ve boru konulamadi henuz ama bayagi ise
yaradigini soyleyebilirim bu haliyle bile).
Cadir kuru iken birden
sagnak gelince yagmur bazi noktalardan akiyor, bir sure sona
gozenekler buzusunce su girmiyor, ama yer toprak oldugu icin epey
islaklik var. bu hafta orada yatmiyoruz (zaten bir nedenle
zekeriyakoy'de kalmamiz gerekiyor). cuma gunu yatagimizi, (IMC'den
cadirin tepesine giydirmek uzere aldigim) buyuk bir branda ile
orttum. 4,5 metre yuksekteki orta diregi kolayca asacak bir sistemi
henuz olusturamadigimiz icin onu icerde tutuyorduk.
Dun gece deli
gibi yagdi ya, bu sabah erkenden gidip baktik, cadir sapasaglam
ayakta, icerisi de normal gözüküyor :) Koyden Bahce'ye gelen
yolun, toprak olan son bolumu yer yer yarilmis, bozulmus, ama
Mahir'in Lada'si ile Bahce'ye cok yakin bir noktaya kadar gidebildik.
Yolun alt kisminda minik derecikler oluşmus, kaya izlenimi veren
garip bir kil tabakasi ortaya cikmis. mevcut sularimiz artmis
-anlasilan iki adet basit ahsap gecide ihtiyacimiz olacak, kisin bu
sulara basmadan yürüyebilmemiz icin. Bu arada duyduguma gore,
Kilyos dunku yagmurlarda birbirine girmis, ama Gumusdere sakin.
Ben
artik buyuk bir sabirsizlikla hep orada kalmak istiyorum, ama henuz
buna hazir degiliz. Etraf biraz kuruyunca cadirin icindeki toprak
zemini ele alacagiz ve cakilla egimi tesviye edip uzerine forklift
paletlerinden olusan basit bir doseme yapmaya calisacagiz (verdigi bu
guzel fikir icin deniz guman'a tesekkurler :) bayramdan sonra bir de
guzel kuzine alabilirsek, iceriyi kuru ve sicak tutmak kolaylasacak.
butun bunlar deneme tabii sonuclari degisik olabilir...
Akar
suyumuz hala yok (gunes paneliyle dalgic pompamizi kurup, mevcut
kuyunun suyundan numune almak ve Hıfzıssıhha'da analiz yaptirmak
da var planlar arasinda). "İcilir" derlerse, bunu
kutlayacagiz. Yarim kalan cit isine de devam edecegiz; mese
kaziklarin yaridan fazlasini, Gocmen Ciftliği'nden ödünç
aldığımız dev bir balyozla cakti mahir, ben de ona yardim ettim
elimden geldigi kadar... birkac gun icinde 26. kaziga geldigimizde
ucu koptu balyozun! koydeki demirciye tamir ettidik. bundan
sonrasında yagmurdan yumusamis zeminde calisirken isimiz daha kolay
olacak. en sonunda da tabii bir seyler ekip dikmeye sira gelecek
:)
"Humanure
Handbook"daki
olculere gore Kilyos yolundaki marangoza yaptirdigimiz "kuru"
tuvaletimiz (su yerine talas kullaniyoruz; kompost tuvaleti de
diyorlar) cok guzel oldu; en buyuk luksumuz bu! tonlarca su
harcamiyor, denizi kirletmiyoruz artik!
Simdilik bu kadar, yakinda
Bahce'de gorusmek uzere, herkese kolayliklar,
melda (mahir,
zeytin, saman'dan da sevgi ve selamlar...)