Ev: Kilyos
Bahçe: Gümüşdere Köyü Bağlar ve Boğaz Mevkii
Sarıyer - İstanbul
ph: 536-9770266
bir
23 Mayıs 2011
Gümüşdere sırtlarında beliren kocaman çevre yolunu, Kilyos'ta uzaktan görmeye başlasak da, 3. Köprü hazırlıkları sürse de, dev kamyonlar, betonyerler cirit atsa da, "buralar şehir olacak" diye bir takım insanlar gözlerinde dolar işaretleriyle dolaşsa da... Bahçe'de "doğal tarım" yapma arzumu yeniden canlandırmayı başardım :) Uzun süredir hayal edip de çeşitli nedenlerle habire ertelediğim "1. tohum topları şenliğim"i en sonunda gerçekleştirdim :) Kırmızı killi, elenebilir nitelikte bir toprak ve yeterince güneşli hava bulmak epey zamanımı aldı. 3'te 1 oranında humuslu toprak da karıştırdım elediğim killi toprağa. Sonra çocukluğumdan beri sadece hoşuma gittiği için toplayıp da bir yerlere dik(e)mediğim (ve tabii hayatta olup olmadıklarını bile bilemediğim) tohumlarımı minik kağıt mendiller içinden orta boy bir kavanoza aktarıp, ekolojik pazardan alınmış sebzelerin ve meyvaların çekirdekleri, ağırlıklı olarak da baklagiller tohumları ile karıştırdım. Benim heyecanım ve sevincim, deneme yanılma katsayısını biraz arttırdı. Fazla tohum olunca toprak ekledim. Toplam miktar çok fazla olunca bir bölümünü sonra top yapmak üzere ayırdım. Kalanını yoğururken fazla su koyunca yine biraz toprak ekleyerek dengeledim. Toprağı bulup taşımak ve elemekten itibaren bu ilk bölüm yaklaşık 3 saat sürdü.
Sonraki bölüm, tohumlu hamurumu yoğurup yoğurup masanın üzerine paaat diye atmak ve kıvamı beğenince parçalar koparıp toplara dönüştürmekti. Hira Doğrul'un girişimi olan Doğal Tarım atölyesi çerçevesinde, Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi'nde Panos'un bize öğrettiği bu uygulama gerçekten çok zevkli. Üstelik, avuç içlerine (dolayısıyla da "refleksoloji" nedeniyle bedenin tamamına) harika bir masaj etkisi olduğunu keşfettim. 150 kadar tohum topunu yapmam da 3 saat kadar sürdü. Çalışma sonunda enerji akışım güçlendiği için sanırım, kendimi harika hissediyordum. Tabii bu sırada topların kurumasını sağlayacak güneş kalmadı. Hamurumun ancak yarısını top haline getirebilmiştim, ama "artık ölsem de gam yemem" duygusu nedeniyle bu durum pek de umurumda olmadı doğrusu :) Ertesi gün (doğumgünümde en güzel hediye olarak) Mahir ile Bahçe'ye gittik ve topları diz boyunu geçmiş yabani otların arasına attık. Bu arada soğuk bir yerde beklettiğim halde, hamur halinde kalan bölümde gece boyu filizlenme başlamıştı bile... onları top yapsam filizler zedelenecek diye, öylece küçük parçalara bölüp onları da attım.
Tüm bu süreç boyunca Sevgili Fukuoka'dan güç aldım ve "saldım çayıra, mevlam kayıra" diye düşünerek teslimiyetin doruğunda tohum toplarımı ve filizlenmeye başlamış hamur parçalarını bizim sulak "jungle"a emanet ettim. Yakın gelecekte suyla karıştırıp hamur yapacağım tohum-toprak karışımım, bir de "gerilla bahçecilik" için almış olduğunu rengarenk çiçek ve organik sebze tohumlarım var sırada. Bakalım neler olacak? Bir süre sonra (olursa) gelişmeleri yine buraya yazacağım. Sevgiler ve güzel yazlar hepinize:)
10 Eylül 2010
Dün uzuuuun bir aradan sonra Bahçe'ye gittik Mahir ile... incir toplama bahanesi işe yaradı; üzüntü, keder hatta kahrolma, başarısızlık, pişmanlık gibi gereksiz duyguların ağrıttığı kalplerimiz, tatlı incirleri minik tahta kasalarımıza dizerken ferahladı biraz. Kendi kendime aynen şöyle dedim: "Hata yapmadan nasıl öğrenecektik ki? Yaklaşık 50 yıl kentte yaşamış insanlarız sonuçta. Fukuoka bile babasının bahçesinden kovulmasına yol açacak feci hatalar yapmıştı kendi yöntemini teoriden pratiğe geçirme aşamasında. İyi ki geçen yıl Bahçe'de çadırda, kulübede o kadar zaman geçirmişiz, bizi muhtemelen devlet arazisine çadir kuran at besleyen çingeneler diye ihbar eden o gudubet site sakinlerine, rüşvet umuduyla gelip dayılık eden zabıtalara inat, ateşler yakmışız, yemekler yapmışız, kuru tuvaletimizi gururla kullanmışız, ay ışığında açık havada uyumuşuz...
Atların 10 ay önce kelleştirdiği her yer "jungle" gibi olmuş; Bahçe sanki eskiye oranla biraz vahşileşmiş - belki o da bize küsmüş; Nezahat (çadır) yerde çürümeye başlamış ve artık onu "toprağa vermek"ten baska çare kalmamış olduğunu gördük, ama enkaz altından bisikletimi ve bir ahşap sezlongu kurtardık. Mese kazıkları toprağa çakarak yaptığımız çit sapasağlam dayanmış, yakında yine gidip, tellere değen otları biçip, güneş elektrikli çitimizi yeniden çalıştıracağız. Sonra da Steve Hoca'nın Bahçe'ye gelip gördükten sonra bize önerdiği "yüksek yatak"ları oluşturup bir şeyler dikmeye sıra gelebilir becerebildiğimiz kadarıyla... İmar çıkacak, köprü geçecek diye beklerken, daha fazlasına gerek yok, ama Kilyos'ta aradığımız kiralık evi de yakında bulunca herşey çok daha güzel olacak.
12 Temmuz 2010
Bu site ilk haliyle, Açık Radyo'daki Bir programlarımın yer alması için tasarlanmıştı. Bugün biraz dallanıp budaklanmış ve bambaşka konulara el atmış olsa da yine radyo programlarını izlemeye yarayan bir ortam. Kaybedip tekrar toparladığım programları Geçmiş Programlara Gider bölümünde bulabilirsiniz. Eksikler her zaman oluyor ama çoğu halloldu sayılır :)
Arada sırada, yeni bir program ile ilgili bir duyuru gelsin isterseniz:
birprogrami-subscribe@yahoogroups.com
adresine bos bir mesaj atmaniz yeterli.
Son programlar sağlık odaklı olduğu için siteye bir de sağlık bölümü hazırlıyorum. Bahçe'de şu anda size duyurabileceğim bir yenilik yok ne yazık ki... AvangArt Kadın dergisinin Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz sayılarındaki yazılarımı okumak isterseniz mutlu olurum. hepinize sağlıklı, huzurlu ve güzel bir yaz diliyorum...
12 Nisan 2010
uzun bir ara... ve baharla beraber geri dönüş. Bahçe'deki yaşam bir çeşit kış uykusuna yatmış, sayfa da bir çeşit tatile girmişti. Baharın ilk haberlerine, balçığa dönüşen zemin ve güçlü kuzey rüzgarları nedeniyle, Nezahat'in Temmuz ayında kurulduğundan beri, ilk kez tümüyle yerlere yayıldığını söyleyerek başlayayım! Önümüzdeki günlerde kendisini biraz daha korunaklı olan köşeye doğru alıp yeniden kuracağız. O zaman, önce yıkılmış ve sonra da yeni yerine kurulmuş fotoğraflarını koyacağım buraya. Bir başka yıkım haberi de radyo programları sayfasından... 60'dan fazla eski programın bulunduğu sayfa geçenlerde bir takım ekler yaparken uçtu, şimdi onu yeniden oluşturmakla uğraşıyorum. Merak etmeyin umut var :) Doğa'da nasıl doğum ve ölüm/yıkım birbirini kovalıyorsa Bahçe'de ve yaşamlarımızda da öyle oluyor; birşeyler yıkılınca, yerine daha güzeli/sağlıklısı geliyor!!! Son zamanların en keyifli gelişmesi ise Permakültür hocam Steve Read'in Mart sonunda Istanbul'a ve bizim Bahçe'ye sürpriz ziyareti oldu. Onun önerilerini yavaş yavaş hayata geçirirken, Temmuz'a doğru, permakültürde öngörülen 1 yıllık gözlem süremizi de doldurmuş olacağız... Sayfaya en son eklenenler gelince, zeck dergisinin ekolojik ayak izimiz bölümündeki son yazım, yeni başladığım avangart kadın adlı başka bir derginin evimiz dünya bölümünde yayımlanan permakültürle ilgili bir başka yazım bir de sevdiğim birkaç vidoyu izleyebileceğiniz açık hava sineması bölümü var. Şimdilik hoşça kalın, yakında yine görüşmek üzere... mutlu baharlar :)
3 Ocak 2010
Mutlu Yıllar :)
Bahçe Günlüğü'nü tüm içeriğiyle birlikte sayısal alemde yok etmeyi başardım; yeniden oluşturmak üzere bilgisayar ve internetle inatlaşarak da bir yere varamadım. Sonra Güncellemeler diye yeni bir bölüm yapıp sonuncusu dahil güncellemeleri oraya koydum; Mahir'in duruma ilişkin son yorumu ise Hayvanlar bölümünde. BİR dinleyicilerinin amasız takibine uğradığıma çok memnunum; bu sayede de Geçmiş programlar listesindeki eksik programları yüklemeye gittikçe artan bir hızla devam ediyorum... Derviş bölümü hala pek zayıf, ama 2009 sonuna ait önemli bir gelişmeyi yazmadan edemedim...Bir de yeni sayfamız oldu, sevdiğim websitesi, blog ve haberlerin yer alacağı: Bağlantılar Bakalım beğenecek misiniz?
3 Aralık 2009
Firtınakuşu web sitesi 5, Bahçe ise 6. ayına girdi. Bu arada size hoş haberlerim var:
Haziran 2009
Herkese Merhaba...
bu bir denemedir... websayfası nasıl yapılır bilmeyen birinin düşe kalka çıktığı bir yolculuktur... henüz çözemediği sorunlarla boğuşurken sabrının tükenip vazgeçtiği, ama sonra yeniden işe sarıldığı noktadır...
elimde bir radyo programı, bir bahçe, bir ahşap yelkenli ve 47 yıllık bir yaşam var... bundan sonrası umarım daha kolay olur. Yoksa dayanamayabilirim bu sıkıntıya!
radyo programlarını kaçıranlar ya da yeniden dinlemek isteyenler için bir çözüm arayarak çıkmıştım yola... galiba başardım :)
yüzdüm yüzdüm kuyruğuna geldim... yakında güzel bir arşiv hazırlayabileceğim sanıyorum...
Copyright 2009 BİR@Açık Radyo. All rights reserved.
Ev: Kilyos
Bahçe: Gümüşdere Köyü Bağlar ve Boğaz Mevkii
Sarıyer - İstanbul
ph: 536-9770266
bir